İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010

DK Final | Hollanda : 0 İspanya : 1



Dünya Kupası finali beklentilerini karşılamayan bir mücadele olsa da bu turnuva için fazlasını beklemek hayalden öteye geçmezdi. Turnuva boyunca İspanya'nın oynadığı maçlar doğrultusunda beklenildiği gibi final az gollü bir şekilde sonuçlandı. Kupayı şu takım haketti demek zor. İki takımda maç boyunca bu da kaçmaz denecek cinsten pozisyonlar yakalasa da 90 dakika başladığı gibi bitti. Telafisi olmayan bir mücadele olması sebebiyle iki takımın temkinli oyunu topun orta yuvarlak civarında sıkça vakit geçirmesiyle son buldu. İspanya'nın güçlü orta sahasının direncini kırma çabası Hollanda'ya bol sarı kart olarak döndü. İlk yarı da de Jong'un yaptığı hareketle 10 kişi kalma tehlikesi atlatan Hollanda'nın 90 dakikayı kırmızı kart görmeden bitirmesi bile büyük bir başarıydı.


6 sarı kart ile uzatmalara giren Hollanda'nın düşen kondüsyonunun da etkisiyle 10 kişi kalması kaçınılmaz oldu. Tam maçın penaltılara gideceği fikrini kabullenmişken sahneye çıkan Iniesta finale noktayı koydu. Herkes bu kadar sarı kart görmüşken ben Jorgue uğruna görmüşüm çok mu diyerek gol sevinci esnasında formasını çıkardı ve formasının altına vefat eden eski Espanyol kaptanı Jarque için yazdığı "Dani Jarque her zaman bizimle" mesajını tüm dünyayla paylaştı.


Uzatmalar dahil kalan 5 dakika Hollanda'nın ortalığı toparlamasına yetmeyince İspanya duble yaparak 2008 Avrupa Şampiyonluğunun ardından 2010 Dünya Kupası'nı da kazandı. Hollanda Dünya Kupası'nda üçüncü kez çıktıgı final maçında üçüncü kez kaybederken, İspanya tarihinde ilk defa Dünya Şampiyonu oldu.

07 Temmuz 2010

DK Yarı Final | Almanya : 0 İspanya : 1


Paul söylemişti demek istemezdim ama ahtapot yine bildi. İspanya finalde Hollanda'nın rakibi oldu. İspanya o kadar güzel ve kendinden emin top çevirdiki bu gece sahada, seyretmelere doyamadım. Bu oyunun bir hilesi olacak olsa bu hile muhtemelen Xavi, İniesta, Pedro ve David Villa'nın bir arada oynaması olurdu. Almanya; İngiltere ve Arjantin maçlarına nazaran istediği oyunu ortaya koyamadı. Genel olarak orta saha mücadelesi olarak geçse de oyun, zaman zaman İspanya'nın mükemmel paslarla ceza sahasına girişleri, Almanya'nın kontra atakları ara ara da olsa oyunu hareketlendiren detaylardı. 4 er 4 er esip giden Alman fırtınası İspanya karşısında kayboldu gitti.




Tutunamayanların gecesiydi aslında bu gece. Bir tarafta Fenerbahçe'yi şampiyon yapamadı diye gönderilen Joachim Löw diğer tarafta Beşiktaş'ta 1 sezon bile kalmayı başaramayan Vicente Del Bosque. Dünya'nın uluslararası düzeyde en büyük turnuvasının yarı finalinde karşı karşıya geldiler Türkiye'de tutunamayan iki teknik adam. Gülen taraf Vicente Del Bosque önderliğindeki İspanya oldu. Joachim Löw'ün mavi kazağıda kurtarmaya yetmedi bu sefer Almanya'yı. İspanya Pedro'nun dangalaklığı olmasa 10 dakika daha erken kutlamaya başlayacaktı finale çıkışını fakat gençliğinin rüzgarına kapılan Pedro bu sevincin maç sonuna bırakılmasına sebep oldu. Yakaladığı pozisyonda gereksiz çalımlarla uğraşacağına topu Torres'e verse Torres'e sadece topu kaleye bırakmak kalacaktı. İspanya tarihinde ilk kez Dünya Kupası'nda finale yükseldi. Puyol'un o muhteşem kariyerinde eksik olan Dünya Kupası şampiyonluğunu eklemek için sadece bir adım kaldı. Nefeslerimizi tuttuk, 2010 Dünya Kupası'nın sahibinin kim olacağını görmek için artık 11 Temmuz 2010 Pazar akşamını bekliyoruz.



07 Mart 2010

Los Galacticos'un Muhteşem Dönüşü



Dün gece NTV Spor sayesinde çok keyifli bir futbol gecesi yaşadık. Almeria-Barcelona maçıyla başlayan gece Real Madrid-Sevilla mücadelesiyle zirve yaptı. Barcelona'nın Almeria deplasmanında berabere kalmasıyla birlikte Real Madrid'in lider olabilme şansını doğurması ikinci maça ayrı bir keyif kattı.

Barcelona iyi top oynamasına rağmen Almeria'nın çok güzel kontratağa çıkması sebebiyle hiç beklemediği 2 golle karşılaştı. İbrahimoviç'in kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmasına rağmen baskılı oyunundan birşey kaybetmeyen Barcelona Almeria defansını bir türlü geçemedi ve beraberlikle yetinmek zorunda kaldı. Top bazen o çizgiyi geçmek istemiyor. Ayrıca orta hakem Clos Gomez'in Barcelona lehine verdiği akıl almaz kararlar, hakem hatalarının dünyanın her yerinde meydana geldiği gerçeğiyle bir kez daha karşılaşmamıza sebep oldu.




Barcelona'nın berabere kalmasıyla birlikte liderlik şansı elde eden Real Madrid kendi evinde Sevilla karşısında hiç beklemediği bir şekilde 2 farkla geriye düşmesine rağmen, oynadığı oyunundan ödün vermeyerek sabırla oynarak hiçbir şekilde oyun disiplininden kopmadan, doldur boşalta girmeden bulduğu 3 gol ile maçı çevirmesini bildi. 90+2'de Van Der Vaart'ın golünden sonraki sevinç görülmeye değerdi. Real Madrid gerçekten çok istekli top oynadı dün gece. İstatistiklere baktığımız zaman bu durumu gayet açık bir şekilde görebiliyoruz. Sevilla'nın gol girişimi 2 attığı gol sayısı 2, Real Madrid'in gol girişimi 24 attığı gol sayısı 3. Bu sene La Liga'da ki şampiyonluk mücadelesi fazlasıyla keyif verici olacak gibi gözüküyor.