Real Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Real Madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Ağustos 2011

Real Madrid'in 109. Yılı



Real Madrid 109. yılını Çinde 109 Çinli çocukla maç yaparak kutladı. Tekerleme gibi oldu ama durumun vehametini videoyu izleyince daha iyi anlayacaksınız.

27 Ocak 2011

El Clásico @ İstiklal

İstiklal caddesindeki şu rekabeti bilirsiniz. Fotoğrafını çekemedim ama adını hatırlayamadığım yeni bir cafe'nin açılışı için hazırlıklar var soldakinde. Madrid burada da başa çıkamamış anlaşılan Barcelona'yla. Barca zaferlerine bir yenisini eklemiş :)

30 Kasım 2010

Barcelona : 5 Real Madrid : 0 | Pardon Siz Gerçek Misiniz?



Bir tarafta Messi ve saz arkadaşları, diğer tarafta onları seyretmeye gelen Madridliler.. Sanırım dün gecenin özeti tam olarak buydu. Nedense çok büyük umutlarla izlemeye oturduğum El Classico'larda hep hayal kırıklığına uğratan, futbol adına zevksiz, az pozisyonlu maçlar seyretmek zorunda kalmıştım. Bu sefer nedense hiç bir beklentim olmadan geçtim ekran karşısına. Ama Barcelona başlama düdüğüyle beraber öyle bir top oynamaya başladı ki seyretmelere doyamadık. Keşke imkan olsaydı da bir yarım saat daha fazladan oynasalardı. Uzun süre böyle bir maç daha izlemeyiz gibi geliyor bana, ne yapıp edip arşive katmalı bu maçı. Sonuçta defalarca seyredilip keyif alınabilecek güzellikte bir maçtı.



Aslında dün geceyle ilgili teknik taktik açıdan fazla söylenecek bir şey yok. Barcelona'nın oynadığı oyunu bu dünya üzerinde oynayacak bir 20-25 kişi daha olduğuna inanmıyorum. Topu kontrol et, pas ver, boşa kaç.. Bu kadar hızlı bir şekilde aksamadan ve duraksamadan bu işi nasıl yapıyorlar anlamak mümkün değil. Real Madrid'in bu hezimetteki en büyük handikapı ise Barcelona'nın maçı kazanmaya daha çok inanmış olması ve bunu istemesiydi. Zaten sahada yer alan 11 Madridli oyuncunun yedek kulubüsinde oturanlardan farkı yoktu. Onlarda aynı kulübedekiler gibi sahada olanı biteni seyrettiler.


Yalnız son dakikalarda Ramos'un oyundan atıldığı pozisyona değinmeden geçemeyeceğim. O nasıl bir vicdansızlıktır ki 3 kişi ölümüne Messi'yi biçmeye niyetleniyor. Büyük ihtimalle Real Madridliler dünyanın büyük çoğunluğunun ahını aldılar o pozisyonda daha da iflah olmazlar gibi geliyor bana.



Sonuç olarak ilk dakikasından son dakikasına kadar her şeyiyle adına yakışır bir maç oldu. Barcelona Nou Camp'ta elde ettiği 5-0'lık galibiyet ve oynadığı oyun ile bu sene yapacakları çok işler olduğunun sinyallerini iyiden iyiye verdi.

26 Kasım 2010

Siz Uyuyadurun



İki kelimeyle herkesi ters köşeye yatırıyor Mourinho. Ajaxlıların itirazları ise gerçekten komik olmuş. Arşivde olması açısından koyalım burda da dursun.

17 Ağustos 2010

Mesut Özil Real Madrid'de



Real Madrid'de bir Türk kökenli, ama çoğu yerde yazıldığı gibi ilk Türk kökenli değil. Mesut Özil Real Madrid'de oynayacak ikinci Türk kökenli futbolcu, ilki Elvir Baliç'ti. Mourinho ile çalışacak olmak kesinlikle büyük fırsat onun için. La Liga gibi bir ligde oynayacak olması ise başlı başına bir fırsat. Werder Bremen'e 15 milyon euro bonservis bedeli ödeneceği, Mesut'a ise senelik 5 milyon euro ödeneceği söyleniyor.






Mesut'un resmi web sitesinde gözüme takıldı. Gitmeden önce bir düzenleme çekecek mi acaba siteye merak etmiyor değilim. İlla Real Madrid taraftarlarının da gözüne takılacaktır bir noktada bu soruya verilen cevap. Favori takımları olarak Barcelona ve Fenerbahçe cevabını vermiş. Madrid cephesinin hoşuna gitmeyecektir bu durum.

28 Temmuz 2010

Bir Devrin Sonu



Dile kolay altyapıda 2, A takımda 16 toplamda 18 sene. Efsane olabilmek için yeterli bir zaman. 550 maçta 228 gol. İspanya milli takımında 102 maçta 44 gol. Milli takımda gelmiş geçmiş en çok gol atan futbolcu ünvanı. Guti'den sonra o da temizlik operasyonunun kurbanı oldu ve Real Madrid'den ayrıldı. Her ne olursa olsun bu tarzdaki futbolcuların kariyerini adadığı renkler altında futbolu bırakması taraftarıyım. Fakat ne yazık ki her kulüp her isme bu kadar vefalı yaklaşılmıyor. Belki de Real Madrid'in bazı kesimler tarafından tepki toplamasının en büyük sebeplerinden biri de bu vefasızlığı. Raul bu kariyere Barcelona veya Milan forması altında erişmiş olsaydı futbolu o formayla noktalayacağından adım gibi emin olurdum. Fakat gelinen nokta ortada Raul Schalke 04 ile 2 senelik sözleşme imzaladı. Bu sezon Bundesliga'da top koşturacak, TRT ekranlarında bol bol görebileceğiz kendisini. Her ne kadar bundan bir 10 sene sonra Real Madridli Raul olarak hatırlanacak olsa da bir devrin sonunu getirdiler resmen.

26 Mayıs 2010

Jose Mourinho Real Madrid'de


Ve nihayet Real Madrid cephesinde de açıklama geldi. Florentino Perez önümüzdeki sezon Real Madrid teknik direktörünün Jose Mourinho olduğunu açıkladı. Şovun büyüğü Cuma günü deniliyor bakalım Madrid'de neler olacak. Bu sene El Classico öncesiyle, sonrasıyla çok fırtınalı olacağını belli etti şimdiden. Sonuçta Katalanlar'ın alınacak büyük bir hesabı var ve inanıyorum ki Jose Mourinho Katalanlar'ın nefret ettiği isimler sıralamasında şimdiden zirveyi zorluyor.

11 Nisan 2010

Real Madrid : 0 Barcelona : 2 | El Clasico



Maçın başlamasıyla birlikte içimi kaplayan duygu ne yazık ki doğru çıktı. Çok beklentiye girdiğimiz derbi beklediğimizden daha düşük tempoda geçti. İspanya'da özellikle de Barcelona maçlarında alışık olmadığımız şekilde oyunun sık sık durması ve topun oyun alanı dışına çıkması da büyük etki etti bu duruma. Maçın başlarında Real Madrid her ne kadar topa daha fazla sahip olan ekip olarak ilk golü bulmaya daha yakın gözükse de bu maçta da ortaya çıkan Messi faktörü ibreyi tam ters tarafa döndürdü. Bir ara Real Madrid lehine % 70'lere çıkan topa sahip olma oranı Barcelona'nın golü bulmasınında etkisiyle ilk yarının sonunda Real Madrid %40 Barcelona %60 şeklinde bir hal aldı. Real Madrid yediği ilk golden sonra 1-2 önemli pozisyona girse de ne yazık ki istediği gibi değerlendiremedi bu pozisyonları.




Gözüme çarpan diğer bir durum ise maçın hakeminin bu maç için biraz hafif kalıyor gibi gözükmesiydi. Maçın başlarında çıkaramadığı birkaç kart maçın yüksek tansiyonuyla beraber sıkıntı yarattı. Zaten bu durum 90 dakika boyunca da devam etti. Çizgi şeklinde oynamakta ısrarcı olan Madrid defansı Barcelona'nın hızlı ve yetenekli adamları karşısında maalesef çaresiz kaldı. Ayrıca ilk golde Xavi'nin attığı pas ders olarak okutulmalı bir yerlerde, futbolcu olmak isteyen adama öğretilmeli o pasın sırrı. Real Madrid'in umudu Cristiano Ronaldo'nun yüksek top kaybıyla oynamasının üzerine, Barcelona'nın silahları Xavi ve Messi'nin muhteşem oyunları Katalan ekibinin Barnebau'dan mutlu bir şekilde ayrılmasının temel sebeplerini oluşturdu. Barcelona şampiyonluk yolunda ki en büyük rakibini kendi evinde mağlup ederek son 7 haftaya 3 puan önde girerek avantaj elde etmiş oldu böylece. Ayrıca maç sonu yaşanan sevinç görülmeye değerdi. Hafta içi Şampiyonlar Ligi'nde maç yapıp yarı finale çıkacaksın, hafta sonu deplasmanda en büyük rakibini yenip ligde avantaj elde edeceksin. Sevinecekler tabi sonuna kadar hakediyorlar.




Not : Maçı NTV'den izleyenler için gelsin Rıdvan Dilmen için tek kelime etmedim, etmeyeceğim.

09 Nisan 2010

24 Saat Sonra



24 saat sonra bu saatlerde nefesler tutulacak, sadece onlar konuşacak. Adına yakışır, bol gollü ve tabiki gönlümüzün yanında olduğu takımın kazandığı bir derbi olması dileğiyle...

07 Mart 2010

Los Galacticos'un Muhteşem Dönüşü



Dün gece NTV Spor sayesinde çok keyifli bir futbol gecesi yaşadık. Almeria-Barcelona maçıyla başlayan gece Real Madrid-Sevilla mücadelesiyle zirve yaptı. Barcelona'nın Almeria deplasmanında berabere kalmasıyla birlikte Real Madrid'in lider olabilme şansını doğurması ikinci maça ayrı bir keyif kattı.

Barcelona iyi top oynamasına rağmen Almeria'nın çok güzel kontratağa çıkması sebebiyle hiç beklemediği 2 golle karşılaştı. İbrahimoviç'in kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakmasına rağmen baskılı oyunundan birşey kaybetmeyen Barcelona Almeria defansını bir türlü geçemedi ve beraberlikle yetinmek zorunda kaldı. Top bazen o çizgiyi geçmek istemiyor. Ayrıca orta hakem Clos Gomez'in Barcelona lehine verdiği akıl almaz kararlar, hakem hatalarının dünyanın her yerinde meydana geldiği gerçeğiyle bir kez daha karşılaşmamıza sebep oldu.




Barcelona'nın berabere kalmasıyla birlikte liderlik şansı elde eden Real Madrid kendi evinde Sevilla karşısında hiç beklemediği bir şekilde 2 farkla geriye düşmesine rağmen, oynadığı oyunundan ödün vermeyerek sabırla oynarak hiçbir şekilde oyun disiplininden kopmadan, doldur boşalta girmeden bulduğu 3 gol ile maçı çevirmesini bildi. 90+2'de Van Der Vaart'ın golünden sonraki sevinç görülmeye değerdi. Real Madrid gerçekten çok istekli top oynadı dün gece. İstatistiklere baktığımız zaman bu durumu gayet açık bir şekilde görebiliyoruz. Sevilla'nın gol girişimi 2 attığı gol sayısı 2, Real Madrid'in gol girişimi 24 attığı gol sayısı 3. Bu sene La Liga'da ki şampiyonluk mücadelesi fazlasıyla keyif verici olacak gibi gözüküyor.