Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Ekim 2010
2010-2011 Sezonu Ziraat Türkiye Kupası Grupları
-A GRUBU-
Galatasaray (A1)
Gaziantepspor (A2)
Medical Park Antalyaspor (A3)
Denizlispor (A4)
Beypazarı Şekerspor (A5)
-B GRUBU-
Konya Torku Şekerspor (B1)
Beşiktaş (B2)
Gaziantep Büyükşehir Belediyespor (B3)
Manisaspor (B4)
Trabzonspor (B5)
-C GRUBU-
Bucaspor (C1)
Fenerbahçe (C2)
Ankaragücü (C3)
Yeni Malatyaspor (C4)
Gençlerbirliği (C5)
-D GRUBU-
İstanbul Büyükşehir Belediyespor (D1)
Kırıkhanspor (D2)
Bursaspor (D3)
Kasımpaşa (D4)
Karşıyaka (D5)
Türkiye Kupası grupları kura çekimi sonuçlandı. Karşıyaka ve Bursaspor ve Kasımpaşa'nın aynı grupta olduğu D grubunda en azından bu takımların birbiriyle oynadığı maçlar tribün açısından keyifli geçecektir. Beşiktaş ve Trabzonspor aynı gruba düştüler, bu sebepten B grubundaki takımların işi diğerlerine oranla biraz daha zor gözüküyor. Kırıkhanspor 3. ligin tek temsilcisi sıfatıyla Türkiye Kupası gruplarında yer alıyor. Geçen sene Galatasaray'ı kupadan eleyen Antalyaspor bu sene Galatasaray'la aynı grupta yer alıyor .
05 Mayıs 2010
TK Final | Trabzonspor :3 Fenerbahçe :1

48 yıllık kupa tarihinde ilk defa finalde karşı karşıya gelen 2 ekip. Bir tarafta 27 senelik hasrete son vermek isteyen Fenerbahçe, diğer tarafta 5 Mayıs'ın intikamını almak isteyen, kupadan başka hedefi kalmayan Trabzonspor. Maç saatinin iş saatine denk gelmesi sebebiyle canlı izleme fırsatı bulamadım maçı fakat maç saatindeki hava sıcaklığına rağmen zevkli bir maç oldu. Urfa'nın şu aylardaki sıcağını tatmış biri olarak söyleyebilirim ki o havada top oynamak cidden kolay bir iş değil. Federasyon nelerin uğruna böyle bir riske girdi bilemiyorum fakat herşeyden önce herhangi bir sağlık sorunu çıkmadan maçın tamamlanması sevindiriciydi. Oluşacak aksi bir durumda hesap verilmesi gerçekten zor olabilirdi. Her ne kadar ufak tefek eksiklikleri bulunsa da Urfa şehri çok güzel bir stada kavuşmuş. GAP Arena şehir merkezinde bulunan 11 Nisan Stadyumu'na göre gayet büyük ve modern bir stad olmuş.
Trabzonspor 90 dakika oynadığı futbolla kupayı hakeden taraf oldu. Alex'in muhteşem golüyle 1-0 geriye düşmelerine rağmen oyun disiplininden kopmadan mücadelelerine devam ettiler ve 2 farklı galibiyeti elde ettiler. Böylece 8. kez Türkiye Kupası'nı müzelerine götürerek Fenerbahçe'nin 27 yıllık kupa hasretine son vermesine engel oldular. Yazıyı bitirmeden önce, hazır aklıma gelmişken paylaşayım. Bilica defans oyuncusu sıfatıyla takımında forma giyen bir oyuncu. Biri bana Trabzonspor'un ilk golünde Bilica'nın yaptığını açıklasın. Bir defans oyuncusu nasıl böyle bir hamle yapar bunun taktiği, tekniği nedir benim aklım almıyor. Umut Bulut daha yakın olsa Bilica'ya kesinlikle yeni bir Bilica faciası ile karşı karşıya kalacaktık. Hazır Bilica demişken tribünlerden nükteli bir pankartı paylaşarak yazıyı noktalarım.
03 Şubat 2010
TK | Antalyaspor: 2 Galatasaray : 1 | Kanatsız Galatasaray

Bu kadar kadro genişliğine rağmen Galatasaray nasıl hiçbir şey oynayamadı hala anlam veremiyorum. Atılan golden sonra Galatasaray'ın tehlikeli denilebilecek bir tek atağı yok ilk yarının sonuna kadar. 2. yarının tehlikeli atak sayısı ise 3. Biri Elano'nun Dos Santos'un gazabına uğrayan pozisyonu, ikincisi Mustafa Sarp'a gelmek üzereyken Necati'nin kestiği pozisyon diğeri ise yine Mustafa Sarp'ın son dakikada ofsayta düştüğü pozisyon. Görünen o ki Sabri ve Hakan Balta bir an evvel dönmezse takıma, çok sıkıntı çekecek Galatasaray.
Oynanan 2 kupa maçında görebildiğim kadarıyla Ufuk'un en önemli eksi yanı sadece sol ayağını kullanabilmesi. Kaleciye dönülen toplarda topu düzeltip sol ayağıyla vurabilmek için vakit kaybediyor, rakip santraforun presiyle bu da tehlikeli olabilecek durumlara yol açıyor. Şimdilik herhangi bir sıkıntı yaratmadı ama fırsatçı herhangi bir forvet birgün affetmeyebilir. Neill'i çok beğendim takıma uyum sağladıkça daha da iyi olacağına inanıyorum. O kadar rahat ve sakin oynuyor ki cidden huzur veriyor insana. Son dakikalardaki Galatasaray yarı sahasındaki karambolde çok sakin bir şekilde topu sol kanada açarak ortamı rahatlatması mest etti beni. Hakan Balta ve Sabri'nin yokluğunda ki kanat oyuncuları solda Uğur ve sağda Emre Güngör olunca maalesef sıkıntılı bir gece yaşadı Galatasaray. Bu sıkıntı dalga dalga bütün takıma yayıldı sonuç itibariyle. Kanat bindirmeleri gerçekleşmeyince açıklarda oynayan Caner ve Barış yalnız kaldı. Onlar tek kalınca birebir Antalya defansıyla boğuşmaktan daha çabuk yoruldular ve oyundan düştüler. Ayhan Akman'a 90 dakika tahammül edebilmek gerçekten sabır isteyen bir olay. Birileri sık sık Ayhan'a takımın hucüm yönünü hatırlatmalı. Kontra atağa kalkacakken topu alıp düzeltip geriye ceza sahası içeresindeki adama vermekte neyin nesi? Nasıl bir mantıktır bu nasıl bir futbol anlayışıdır. Jo sırtı kaleye dönükken arkadan bindiren ofansif orta saha oyuncularına çok güzel paslar dağıtıyor ve hemen arkasından boşada kaçarak tehlike yaratıyor. Eğer 32. dakikada sakatlanıp çıkmasaydı Galatasaray adına daha farklı bir skor olabilirdi bu gece. Bahsi geçmeyen Mustafa Sarp, Servet ve Arda ise her zamanki çizgilerinde ellerinden geleni yaptılar. Mustafa Sarp'ın Ayhan'la birlikte oynaması her ne kadar kendisi için bir dezavantaj oluştursada çok çalıştı orta sahada. Ayrıca oyuna sonradan giren Elano çok istekli gözüküyordu, fakat ne bir şey yapacak vakit ne de istek vardı sahadakilerde. Gelelim sona sakladığımız Dos Santos'a, sergilediği performansa bakarak uyum süreci için zamana ihtiyacı olduğuna inanmak istiyorum . Fakat saha içerisinde nerede duracağını bilmemek bir uyum sorunu mudur kafamı kurcalayan kısım bu. Verdiği paslardan sonra çakılı kalarak pas verdiği kişiyi izlemesi ve Elano'nun tam gaz ceza sahasına girdiği pozisyonda, Elano'nun önüne çıkarak pozisyonu berbat edişi biraz korkuttu beni açıkçası. Çok istekliydi fakat farklılık yaratacak birşey yapmadı 60 dakika oyunda kalmasına rağmen. Çok düz ve sade oynadı, ayrıca son vuruşları fazlasıyla etkisizdi. Forvetsiz ve kanatsız Galatasaray doğru düzgün pas yapamadı, haliyle pozisyonda üretemedi. İlk yarı ve ikinci yarının ilk 15 dakikası topa sahip olma oranlarında Antalyaspor'un üstünlüğü Galatasaray'ın ne durumda olduğunu gayet net bir şekilde gözler önüne seriyordu.

Antalyaspor gerçekten çok istekli ve güzel oynadı. Sahadaki herkes iyi bir sonuç alabilmek için arzuluydu. 90. dakikada bile orta sahada çatır çatır pres yaptılar. İlk golde şanslarının da biraz yardımı olsa bile Djiehoua'nın pozisyon takibi ve bitirişi güzeldi. Necati'nin attığı gol ise nasıl bir motivasyonla sahada olduğunun göstergesiydi. Eminim daha farklı hazırlanıyor Necati Galatasaray maçlarına. Aynı Necati'nin defansta kestiği topu da göz önüne alırsak demek istediğim anlaşılacaktır. Bugüne kadar Necati kaç maçta defanstan top çıkarmıştır? Attığı gol ofsayt mıydı değil miydi diye yorum yapmak isterdim ama maalesef TRT henüz ofsayt kamerası koyacak kadar teknoloji ile tanışmamış olduğu için birşey göremedik. Ve o pozisyonda Süper Lig yayın ihalesini Digiturk kazandığı için bir kez daha şükrettik. Ayrıca Ömer Üründül'ün "Raykard" deyişi hala kulaklarımda çınlıyor. Hem ses hem görüntü olarak benden iyi not alamadı TRT.

Jo'nun Avrupa maçlarında oynamayacak oluşu Galatasaray'a büyük sıkıntı yaratacak gibi gözüküyor. Dos Santos şu performansıyla etkili olamaz, Arda'nın da aynı şekilde kaybolacağını düşünüyorum forvet hattında. Atletico Madrid maçlarına kadar bir çare bulunmazsa bu duruma Avrupa'ya veda kaçınılmaz olur.
27 Ocak 2010
Türkiye Kupası Çeyrek Finalistleri

Antalyaspor
Bursaspor
Denizlispor
Fenerbahçe
Galatasaray
İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Manisaspor
Trabzonspor
Çeyrek final ve yarı final kuraları 28 Ocak Perşembe günü İstanbul Sheraton Otel'de saat 11:00'de çekilecek. Çeyrek final ilk maçları 3 Şubat 2010 tarihinde rövanşları ise 10 Şubat 2010 tarihinde oynanacak.
20 Ağustos 2009
Türkiye Kupası TRT'de!
Son zamanlarda aldığım en güzel haberlerden biri oldu bu. Türkiye Kupası maçları 2 sene boyunca TRT'de. Tıpkı eski günlerdeki gibi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
