23 Kasım 2008

Doğaçlama Tezahürat


Doğaçlama tezahürat bir anda maçta cereyan eden bir olaya göre tüm stada yayılıverir. Benim aklımda sağlam yer etmiş birkaç tane doğaçlama tezahürat vardır. Bunlardan ilki Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkabilmesi için Barcelona'nın Club Brugge karşısında ve kendisinin oynayacağı maçlarda galip gelmesi gereken Galatasaray'ın, Barcelona'nın Brugge karşısında golü bulması üzerine kapalısından yükselen "Barcelona koydu sende koy" tezahüratı idi. Bir diğeri ise Olimpiyat Stadı'nda 2-0 Galatasaray üstünlüğüyle devam eden maçta Beşiktaş lehine 2 haksız penaltı çalarak eşitliği sağlayan Ali Aydın'a ithafen söylenen "Ali Aydın Ali Aydın kaç para aldın"'dır. Hazır Beşiktaş'ın lafı geçmişken bu yazının asıl sebebi olan tarafa doğru kayalım ufaktan. Beşiktaş denilince doğaçlama tezahürat için hafızamı yoklarsam eğer, hakemin ofsayt gerekçesiyle düdüğünü çaldığı bir pozisyon için zamanın Lig TV yorumcusu olan Rıdvan Dilmen'in bulunduğu tarafa dönerek "Rıdvan doğruyu söyle ofsayt mı söyle" geliyor aklıma ilk olarak. Beşiktaş taraftarı bugün oynadıkları Eskişehirspor maçında yine doğaçlama tezahüratları ile güldürdüler beni. Topun çizgiyi geçip geçmediğinin tartışmalı olduğu bir pozisyonun arkasından golü bulmalarına rağmen patlattılar doğaçlamayı : "Pozisyon golmüş Allah belanı versin." Kalıp hoşlarına gitmiş olacak ki bir ofsayt ve bir penaltı pozisyonunda da uygun şekliyle söylediler doğaçlama tezahüratları.

Hakan Şükür Stadyum Ekranlarında



Amerika'ya gidip futbol yaşamına devam edecek denildi önceleri sonra Kanada'dan Toronto takımı ile görüşüyor haberleri sardı etrafı, en son ise Arap Emirlikleri'ne gideceğinden emindi herkes. Fakat o herkesi şaşırtarak futbol yorumcusu olmaya karar verdi hem de TRT ile anlaşarak Stadyum programında yapacaktı bu işi. Bu gece ilk kez yorumcu sıfatıyla TRT ekranlarına çıktı Hakan Şükür. Bir ara Hakan Şükür belgeseli kıvamına dönsede program, Kral'ın yaptığı yorumlar benim çok hoşuma gitti. Yorum yaparken kariyerinden kattığı anektodlar yaşadıklarından sunduğu kesitler yorumlarına ayrı bir hava katıyor. En güzel kararı vermiş bence futbol yorumcusu olmayı seçmekle harika bir kadro oluşturdu TRT onlarıda ayrı olarak tebrik etmek gerek. Bu kadar birbirine saygılı ve mütevazi insanların biraraya gelmesi gerçekten kolay olmasa gerek, hele ki ortalıkta spor programı görüntüsü altında bir dünya gereksiz program varken.

Kısır Hafta



Fransa Ligi'nde olsa garipsenmezdi belki ama biz alışık değiliz bu durumlara. Ligin 12. haftasında toplamda 12 gol atıldı, 13 takım gol atamadı. Gol atan takımlar Gaziantep(2), Beşiktaş(2), İstanbul Büyükşehir Belediye(1), Denizlispor(4) ve Bursaspor(3) oldu. Tam 5 mücadele 0-0 sonuçlandı. Bu hafta maç başına gol ortalaması 1.33, takım başına atılan gol sayısı ise 0.66 oldu. Fırsat bulupta Süper Lig Notları'nı da yazamaz oldum bari toplu sonuçları ekleyeyim yazının sonuna bu haftanın notları yerine bu olsun.


22 Kasım 2008
G.Antep - G.Birligi2 - 0
Ankaragücü - Fenerbahçe0 - 0
Antalyaspor - Kocaelispor0 - 0
Ankaraspor - Galatasaray0 - 0

23 Kasım 2008
Beşiktaş - Eskişehirspor2 - 0
Trabzonspor - Sivasspor0 - 0
Denizlispor - Bursaspor4 - 3
Konyaspor - Kayserispor0 - 0
İst. Büyükşehir - Hacettepe1 - 0

Pembe Nike Siftahı





Nike Mercurial Rosa modelinin benim için kısaca Pembe Nike'ın bu hafta İnter-Juventus maçında siftahı yapılmış. Juventus'tan Amauri İnter'den ise Marco Materazzi giymiş. Hadi Amauri Palermo forması giymiş adam zamanında hayatının bir kenarından alışık pembe renge. Peki Materazzi sana olmuş mu o pembeler, oraya buraya saldırıyorsun millete kafalar sallıyorsun çıkıp pembe krampon giyiyorsun. Şaka bir yana Amauri'nin Palermo macerasından bahsedince gözümün önüne geldi bir an o Palermo formasının altına tüm takım bu kramponlardan giyse nasıl olur?

Samimiyet


"Yapmak istediğimiz şey insanlara onların hayatlarından bir hikaye anlatabilmekti. Yani İstiklal Caddesi’nde yürürken yanınızdan el ele tutuşarak geçen çiftleri bir düşünün. Kaç tane Ada ve kaç tane Alper geçmiştir yanınızdan kim bilir. Bence filmin sevilmesinin esas nedeni de insanlara bu derece tanıdık gelmesi. Günümüzde ilişkilerin geldiği noktayı anlatan çok gerçek bir hikaye."

Melis Birkan
(Issız Adam'ın Ada'sı)

Bu Nasıl Vizyon



Merak ediyorum kendileri hiç mi sormadılar, hiç mi kimseler uyarmadı bu takımların başına gelirken bu insanları. Bir kupa maçında dikkatimi çekti herşey yine Ankaraspordu rakip, dakika 90 + bilmem kaçı gösteriyordu, 1-1 süren maçta Galatasaray oyuncu değiştiriyor, Ferdi Elmas'ı sahaya sürüyordu Skibbe. Durdum bir an Galatasaray berabere götürdüğü bir Türkiye Kupası müsabakasında uzatmalarda oyuncu değiştirmeyi mi yoksa galibiyeti mi düşünmeliydi. Sorunun yanıtı gayet aşikar iken teknik direktör sıfatıyla takımın emanet edildiği bu adamın yaptığı neyin nesiydi peki. Bu maçtan sonra daha bir dikkatli takip etmeye başladım Skibbe'nin hamlelerini. Bir sonraki bombası harika top oynadığı bir derbi mücadelesinin ilk yarısının sonunda rakip defansı geride tutan en süratli iki adamını çıkartmak oldu. İkinci yarı oynanan top elde edilen skor ortada. En son Ankaraspor ile lig mücadelesinde dakikalar 87'yi gösterirken Arda çıkarken Barış Özbek girdi oyuna, antremanlara yeni başlayan ameliyattan çıkan Barış. Tabelada yine eşitlik vardı bu kez iki tarafta gol bulamamıştı fakat Skibbe aynı performansını sergiliyordu yine. Galatasaray Profesyonel Futbol Takımı'nın başındaki insan nasıl bu kadar vizyonsuz olma başarısını gösterebiliyordu? Galatasaray Ankara deplasmanlarında beraberliğe oynayacak, başındaki adam bu tarzlarda hamleler yapacak deseler bundan 6 ay önce gülüp geçerdik değil mi?



Suyun öbür yakasındaki ezeli rakipte bu sene aynı dertlerden muzdarip aslında. Fenerbahçe'nin başındaki son Avrupa Şampiyonu İspanya'nın hocası olan Aragones Ankaragücü beraberliğinden sonra " Evet iki puan kaybettik ama diğer taraftan bakınca da bir puan kazandık" diye açıklamalar yapıyorsa, oyun sırasında Deivid'i oyundan alıp kurtarıcı olarak Maldonado'ya sarılıyorsa, bu vizyona sahip teknik adamlarla vay 2 ezeli rakibin haline.

Papaz Hayali


"Profesyonel futbol hayatımı sonlandırınca, papaz olmayı hayal ediyorum."

Ze Roberto

22 Kasım 2008

Günün Skoru : 0-0


Ankaragücü-Fenerbahçe
Chelsea- Newcastle United
Liverpool- Fulham
Ankaraspor-Galatasaray
Aston Villa-Manchester United

UEFA Kupası Final Biletleri


20 Mayıs 2009 tarihinde Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynanacak olan Uefa Kupası Finali'nin biletleri 2 Aralık'ta satışa çıkıyor. Gitme niyeti olanlar federasyonun sitesini takip altına alsın.