30 Nisan 2010

Maxi Lopez : Ben Daha Ölmedim

Hafta Sonu Futbol Ekranı



30 Nisan Cuma
22:00 Auxerre-Marseille / Kanal A

1 Mayıs Cumartesi
09:00 Vegalta Sendai-Cerezo Osaka / Eurosport 2 (J-League)
14:45 Birmingham-Burnley / Spormax
16:00 Ankaragücü-Trabzonspor / Lig TV
16:30 Schalke 04-W.Bremen / TRT Haber
16:30 B.Münih-Bochum / TRT 3
17:00 Manchester City-Aston Villa / Spormax
19:00 Parma-Roma / NTV Spor
20:00 Fenerbahçe-Eskişehirspor / Lig TV
20:00 Bursaspor-Kayserispor / Salon 1 (201)
20:00 İBB-Galatasaray / Spormax
21:15 Dinamo Zagreb-Hajduk Split
21:45 PSG-Monaco / (Fransa Lig Kupası Finali)
21:45 Milan-Fiorentina / NTV Spor
23:00 Villareal-Barcelona / NTV

2 Mayıs Pazar
13:00 Saturn-Zenit / Spormax
15:00 Konyaspor-Giresunspor / D Spor
15:00 Ç.Rizespor-Bucaspor / Futbol Smart
15:30 Liverpool-Chelsea / Spormax
16:00 Catania-Juventus / NTV Spor
18:00 Sevilla-Atletico Madrid
18:00 Sunderland-Manchester United / Spormax
18:00 Bordeaux-Toulouse / Kanal A
19:00 Olympiakos-AEK Atina / (Yunanistan Ligi Play Off)
20:00 Real Madrid-Osasuna / NTV
20:00 Diyarbakırspor-Beşiktaş / Lig TV
21:15 PAOK-Aris / (Yunanistan Ligi Play Off)
21:45 Lazio-İnter / NTV Spor
22:00 Santos-San Andre / Spormax
22:00 Montpellier-Lyon / Kanal A
22:15 Porto-Benfica

3 Mayıs Pazartesi
15:30 Wigan-Hull / Spormax
19:00 Blackburn-Arsenal / Spormax
20:00 Karabükspor-Boluspor / D Spor

*

29 Nisan 2010

CL Yarı Final Rövanşı | Barcelona : 1 İnter :0



İtalyanlar skor avantajını elde ettiyse rövanş maçının keyfi olmayacak demektir. Real Madrid- Barcelona maçından da çok şey beklemiştim o da ilk hayal kırıklığımdı. Bu seneki ikinci hayal kırıklığım oldu bu maç. İnter 60 dakika 10 kişi oynamasına rağmen defans anlayışı sayesinde 1 farklı yenilerek 1972'den beri ilk kez finale çıkmaya hak kazandı. Barcelona forvet hattının becereksizliğine 83. dakikada Pique'nin halı saha golü diye tabir ettiğim bir şekilde son vermesine rağmen kalan süre Barcelona'nın ihtiyacı olan 2. golün gelmesine yetmedi. İptal edilen gol pozisyonu el vardı yoktu olaylarına girmek istemiyorum fakat Barcelona'nın Madrid yolu kesildi gibi gözüküyor o pozisyonda.




Jose Mourinho'nun tribünlere koşması Victor Valdes'in Mourinho'ya el ense çekmesi ise gecenin maç sonundan akıllarda kalanlarıydı. Sahanın içerisindeki mücadele harici saha dışında da bizim göremediğimiz büyük bir psikolojik savaş yaşandı gibi geliyor bana. İnterliler Katalanları çileden çıkarmak adına herşeyi yaptılar. Bunlarda futbolun profesyonellikleri olarak adlandırılıyor sanırım. İnter 1972'den beri ilk kez finale yükseldi ve sonuç olarak Barnebau'da 22 Mayıs 2010 akşamı İnter-Bayern Münih finalini izleyeceğiz.

28 Nisan 2010

Maça Doğru : Barcelona-İnter



Bir zamanlar Barcelona teknik direktörü olan Bobby Robson ortadaki siyah paltolu kişi. Onun sağındakini ise sanırım hepiniz tanıdınız. Bu gece finale Barcelona çıkmalı. Maça 15 dakika kaldı. Biliyoruz Mourinho senin de gönlün bizimle beraber.

Dünya Kupası Maskotları #5



Ciao- İtalya 1990

Adam Lazım Mı?


Barcelona taraftarına çağrı yapmış bu gece İnter'le oynacakları maçta Nou Camp'ı tıka basa doldurmaları için. Futbolculara t-shirtler giydirilmiş taraftarın gözüne sokulmuş mesaj. Barcelona'nın Nou Camp'ı doldurmak için hem de böyle bir maçta bu tarz bir çağrı yapmasına ihtiyaç var mıydı bilemiyorum ama adama ihtiyaçları varsa eğer haber versinler kaç uçak ayarlama imkanları olursa o kadar gönüllü insan ile gelir, elimizden gelenin en iyisini yaparız. Bundan şüpheleri olmasın...

Hugo Boss / Serdar Taşçı

@ Serdar Taşçı / Hugo Boss Almanya tanıtımı

27 Nisan 2010

Dikkat Çekenler #2



Gezilesi görülesi Ali Sami Yen Sergisi : Bir Numaralı Galatasaraylı- Ali Sami Yen ( Romanista Bukowski)

Eski dost yine aramızda : www.galatasaray.com ( Ultras Movement)

Ah Bünyamin Vah Bünyamin : Gezersin de döversin de boynumuz kıldan ince ( Chao Grey)

Yeni Bir Bizans Vakası : Konstantinapolis ( Petit'in Yeri)

FA Cup Finaline Doğru : FA Cup 2010 ( Target Striker)

Dünya Kupası Yüzüğü



Dünya Kupası'na az bir zaman kala yavaş yavaş piyasasıda hareketlenmeye başladı. İlk defa Dünya Kupası için Kolombiyalı bir kuyumcu tarafından Dünya Kupası resmi yüzükleri yapıldı. Dünya Kupası'nın 2010 senesinde yapılmasına bağlı olarakta 2010 adet imal edildi. 270 ustanın çalışması sonucu ortaya çıkan bu yüzükler, zümrüt ve pırlantalı olarak platin, beyaz altın ve gümüş olmak üzere 3 farklı değerde imal edilerek her kesime hitap edilmesi amaçlanmış. 2500 ila 250,000 $ aralığında satılacak olması her kesime hitap konusunda kafamda soru işaretleri oluştursada tasarımı gayet şık ve enteresan olmuş.






7 adet yapılan platin yüzük 250,000 $ , 33 adet beyaz altın yüzük 70,000 $ , 1970 adet altın ve gümüş yüzük ise 2500 $'dan satışa sunulacak. Yüzüklerin pazarlaması için güzel bir de reklam kampanyası belirlenmiş gibi gözüküyor. Platin yüzüklerden biri FIFA başkanı Sepp Blatter'a verilmiş, beyaz altın yüzüklerden biri ise UNICEF'e bağışlanmış, ayrıca bu beyaz altın yüzüklerden birininde Dünya Kupası'nın en değerli oyuncusuna ödül olarak verilmesi planlanıyormuş.

26 Nisan 2010

Garip Açıklama




''Ben hiçbir zaman
Tugay'ı, Arif'i, Okan'ı Hakan Şükür'ü Bülent'i ıslıklamadım. Ben de onlar gibi olmak istiyorum. Onların geldiği yerden geldim. Benim burda Galatasaraylılığımı ispatlayacak durumum falan yok. Ben Galatasaray camiasına yakışır davrandım.Kusurum olsaydı, büyüklerim gereken uyarıyı yapardı. Ben robot değilim. Kimseye kırgın değilim ama onların da aileme ve sevdiklerime saygılı olmalarını beklerdim''

Arda Galatasaray'dan ayrılsa da Galatasaraylı olarak kalacağını söylemesi üzerine Emre'nin de aynı şeyleri söylediği hatırlatıldıktan sonra :

"...Emre ağabeyin şahsi fikridir. Kendisini çok severim profesyonelce davranmıştır. Emre ağabeyin bileceği iş her zaman başımın üstünde yeri vardır. Benim fikrim bu konu hakkında böyle...


Tugay Kerimoğlu'nun, Arif Erdem'in, Okan Buruk'un, Hakan Şükür'ün, Bülent Korkmaz'ın yaşları ortada. Emre Belözoğlu'nun da yaşı ortada, Arda Turan'ın da yaşı ortada. Şimdi ben mi bu aralar Arda'ya karşı çok tavırlıyım, yoksa Arda mı kendinden farklı davranıyor henüz tam olarak çözebilmiş değilim. Dün gece maç sonu Arda'nın verdiği röportajdan bir kesit yukarıda yazılı olanlar. Kendinden en az 10-12 yaş büyük insanlara ismiyle hitap ederken, kendinden 2 yaş büyük Emre'ye ağabey demesi garibime gitti açıkçası. Konuşmaları, hareketleri, tavırları herşeyiyle bambaşka bir kimliğe bürünmüş gibi gözüküyor Arda. Çok mu ağır geldi bu yük yoksa. Biz fotoğraftaki Arda'yı çok sevdik bizi ondan mahrum bırakma.

25 Nisan 2010

Tribün Dediğin -9-


@ Bayern Münih-Lyon 2010 Şampiyonlar Ligi Yarı Finali

Dip Not: Her ne kadar kulüp ve sponsor destekli bir organizasyon olsa da ortaya çıkan görüntü muhteşem.


23 Nisan 2010

Hafta Sonu Futbol Ekranı



23 Nisan Cuma
21:30 Bochum-Stuttgart / TRT 3

24 Nisan Cumartesi
13:00 Sibir-CSKA Moskova / Spormax
14:30 Boluspor-Orduspor / D Spor
14:45 M.United-Tottenham / Spormax
15:30 Göztepe-Tokatspor / Yeni Asır TV
16:30 M'Gladbach-B.Münih / TRT 3
19:00 Beşiktaş-Sivasspor / Lig TV
19:00 Barcelona-Xerez / NTV
19:30 İnter-Atalanta / NTV Spor
19:30 W.Bremen-Köln / TRT Haber
19:30 Arsenal-Manchester City / Spormax
21:00 R.Zaragoza-Real Madrid / NTV
21:45 Palermo-Milan
22:00 PSG-Rennes / Kanal A
23:00 Valencia-Deportivo
23:15 Benfica-Olhanense / RTP & SIC International

25 Nisan Pazar
14:00 Aston Villa-Birmingham / Spormax
14:30 Samsunspor-Konyaspor / D Spor
15:00 Kasımpaşa-Fenerbahçe / Lig TV
16:30 Hoffenheim-Hamburg / TRT 3
16:30 Hibernian-Rangers / Futbol Smart
17:00 Burnley-Liverpool / Spormax
18:00 Chelsea-Stoke City / Spormax (DÖNÜŞÜMLÜ)
18:00 Toulouse-Auxerre / Kanal A
18:30 Freiburg-Wolfsburg / TRT 3
19:00 Ajax-Feyenoord / (Hollanda Kupası Final İlk Maç)
19:00 Galatasaray-Bursaspor / Lig TV
21:45 Roma-Sampdoria / NTV Spor
22:00 Marseille-St Etienne / Kanal A
22:00 Santos-Sao Paulo / Spormax
22:00 Getafe-Sevilla

26 Nisan Pazartesi
20:00 Bucaspor-Gaziantep BB / D Spor
20:00 Eskişehirspor-Trabzonspor / Lig TV
21:45 C.Palace-W.B.Albion / Futbol Smart

*

22 Nisan 2010

Bilinmeyen Yetenek



Roberto Carlos'un ne yetenekleri varmışta haberimiz yokmuş. Muhteşem bir sol ayağa sahip Carlos'un raketi tuttuğu ele dikiz.

21 Nisan 2010

Zidaned


Almak isterseniz burdan buyrun. Güzel parçalar mevcut içerde..

Eyjafjallajökull Şu Yaptığına Bak!


Eyjafjallajökull (Eyyafyallayöküll) yanardağı tam 190 yıl sonra patladı. Patlama sonucu oluşan küller hava yolları şirketlerini, turizmi zarara uğrattı, hava ulaşımının aksaması sonucu binlerce insanı perişan etti hepsini sineye çektik. Ama bu binlerce insanın içinde birileri vardı ki alışık değillerdi bu eziyete.



Önce Barcelona'nın başına patladı kabak hava ulaşımı kapalı olduğundan Milano'ya İnter'le yapacağı Şampiyonlar Ligi yarı final maçına otobüs ile yolculuk yapmak zorunda kaldılar.



Tam 2 günlük yolculuk sonrasında 1000 km yol katederek İtalya'ya ulaştı Barcelona. Ardından Liverpool çıktı sahneye.



Perşembe gecesi Atletico Madrid ile oynayacakları UEFA Avrupa Ligi yarı final maçı için İspanya'ya tren ile gitmek zorunda kaldılar. Tam 4000 küsür kilometrelik yol yapacaklar.

Ey Eyjafjallajökull; otobüsle,trenle deplasmanı taraftar yapardı, dünyayı tersine döndürdün şu milyon dolarlık adamları düşürdüğün duruma bak!

Dünya Kupası Maskotları #4


Pique - Meksika 1986

20 Nisan 2010

Ömür Boyu Mutluluklar




Herşeyden önce Sabri-Yağmur çiftine bir ömür boyu mutluluklar dileriz. Fotoğraftaki kadro fena düğün dernek harici bu isimler aynı anda zor bir araya gelir. 300 davetlinin katıldığı düğün Galatasaray Adası'nda gerçekleştirilmiş. Akşam düğünü olan Sabri gündüz nerdeydi biliyor musunuz?



Bu da sabahki idmandan bir fotoğraf Arda- Caner olayının fotoğraflarından. Ama konumuz o değil şimdi. Kim var orda? Bildiniz Sabri. Yani bu adam sabah idmanına çıkmış düğün gününde. Bu kadar yoğun temponun içinde Sabri bu olayı neden bu kadar aceleye getirmiş anlayamadım ben. Ligin bitmesine 4 hafta kalmış zaten, Türkiye Dünya Kupası'nda da yok. Bu ne demektir, 4 hafta sonra gayet rahatlayacak ortalık. Düğününü de balayını da yaparsın rahat rahat. Şöyle bir ortama bu işi sıkıştırmakta niye?

Sen Bu Değilsin


Biliyoruz zor bir dönemden geçiyorsun. Biliyoruz sırtında yaşınla ters orantıda yük var. Ama sen Galatasaraylı Arda Turan'sın. Bunu da atlatırsın. Yüreğinde o arma aşkı oldukça seni yıkamazlar, yıktırmayız. Sen bu camianın çocuğusun her ne kadar kafan karışıkta olsa bu aralar fazlasıyla, seni bizden iyi, bizi senden iyi anlayacak olamaz. Onların istediklerini yaptırmayacağız, bir kenara geçip bakın ne hale geldiler diye kıs kıs gülmelerine izin vermeyeceğiz. Sen bu değilsin, biz bu değiliz. Galatasaray bu camianın adı. Vakit tek yumruk,tek yürek olma zamanıdır. Bunu yıkmak için tüm imkanlarını kullananlara, dört bir koldan çalışanlara inat...

Yanlış Adres


video


Gol tamam, gol sevinci de tamam ama adres yanlış olmuş..

Dünya Kupası Maskotları #3

İspanya 1982 - Naranjito

19 Nisan 2010

David Villa ve Kızları


Nereden nereye Zaida kocaman olmuş bir de kız kardeşi olmuş. Değişmeyen tek şey forması hala sırtında...

David Villa ve Kızı

Lazio Nereye Böyle?




Roma-Lazio maçının ardından Roma'nın galibiyetinden çok Totti'nin hareketi konuşuluyor. Lazio tribünlerine yaptığı bu hareketin boy boy fotoğrafları süslüyor heryeri. Ligin diplerinde yer alan Lazio'ya nereye böyle sorusunu hem sorup hem de kendi cevaplamış Totti.

Fenomen #5


@ Rio Kupası Finali Flamengo Taraftarı

18 Nisan 2010

Fotomaç Haberciliği



Bu ülkede Fotomaç haberciliği diye bir kavram olduğuna inanıyorum. Nerde yalan yanlış, gerçekle alakası olmayan haber varsa bu kavramın içerisine sokabiliriz kendisini. Transfer dönemleri gazetenin manşetlerini biriktirsen Avrupa'da futbolcu kalmaz büyük ihtimalle, herkes Türkiye'de. Sanırsın Türkiye harici diğer ligler oynanmayacak o sezon herkes Türkiye'ye akın ediyor. Bilmiyorum o haberlere sessiz kalıp sineye çekmemizden sebep mi iyice özensizleşmeye başladı spor medyası. Sırf Fotomaç için söylemiyorum bunu genel anlamda çoğu gazetede var bu durum. İnternet kullanımının sağladığı sınırsız kaynak imkanı sonucu copy-paste gazeteciliği tavan yapmış durumda. Blogların yaygınlaşması, dış basına kolay ulaşım imkanı iyice tembel hale getirdi spor medyasını. Bülent Abi'nin "Oltadaki Balıklar" olayı daha aklımızdan çıkmış değil. Nasıl bir habercilik anlayışıdır bilemiyorum ama bu kadar bariz hata yapmak için fazlasıyla amatör olmak gerekiyor. Riquelme'nin Boca Juniors'ta forma giydiğini bilmiyorsun diyelim, oraya resim koymuşsun River Plate ile Boca Juniors'ın formasını ayırt edemeyecek kadar mı uzaksın futboldan? Eğer öyleysen o haberi yapma hakkını nasıl elde ediyorsun? Yoksa bu memlekette istediğin mesleği istediğin yerde yapabilir misin gerekli yerlerde tanıdığın olduktan sonra?

Mükemmeli Reddetmek

Aslında başlık herşeyi anlatıyor.Ama bir iki cümleyle ifade etmek gerekirse;
Barcelona şehrinde yaşayıp, tarihin gördüğü en mükemmel takımın taraftarı olmak yerine Espanyol'u tutmak, mükemmeli reddetmek yani, gerçekten takdir gerektiren bir olay.
Herşeye inat bir sevgi..

Dünya Kupası Maskotları #2


Tip ve Tap- Almanya 1974

Farklı Bakış Açıları


@Manchester United Cephesi




@Manchester City Cephesi


Manchester City tribünleri ince görmüş banttan..

17 Nisan 2010

Esneyen Adam



Manisaspor-Galatasaray maçından akılda kalan en çarpıcı kare budur sanırım. Lig TV'nin maç yayını bir yana, tüm kanallara gönderilen maç özetlerinde dahi yer verildi bu sahneye. Kimdir, nedir, kimin nesidir cidden merak ettim. Niye çekmişler ve her yerde niye yer vermişler anlamadım ama bu adam yayıncı kuruluşa herhangi bir dava falan açarsa iyi birşeyler götürebilir gibi geliyor bana. Sonuçta adamı zor duruma düşürmüşler kimse bu şekilde tüm Türkiye'ye reklam olmak istemez herhalde. Bu ülkede herkes her an meşhur olabilir bir kez daha ispatlandı sanırım bu gece.

Dünya Kupası Maskotları #1

Willie- İngiltere 1966

16 Nisan 2010

Teslim Ol İstanbul




@ Bursaspor-Gaziantepspor maçı Bursa tribünleri

Elveda Sami Yen



İhale başlangıç bedeli : 407 milyon lira
İhale sonuç bedeli : 416.5 milyon lira

Kazanılan kupalar, kaybedilen maçlar, yaşananlar, paylaşılanlar, anılar, sevinçler, hüzünler paha biçilemez..

Ne maçlar yaşandı
Dünya cehennemi burda tanıdı
Elveda Sami Yen
İstesekte dönemeyiz yeniden

15 Nisan 2010

Hafta Sonu Futbol Ekranı



16 Nisan Cuma
20:00 Bursaspor -Gaziantepspor / Lig TV
21:30 Köln-Bochum / TRT 3
21:45 İnter-Juventus / NTV Spor (Serie A)

17 Nisan Cumartesi
14:30 Konyaspor-Adanaspor / D Spor
14:45 Manchester City-Manchester United / Spormax
16:30 Wolfsburg-W.Bremen * Stuttgart-Leverkusen *
17:00 Stoke City-Bolton / Spormax ?
19:00 Manisaspor-Galatasaray / Lig TV
19:30 Tottenham-Chelsea / Spormax
19:30 B.Münih-Hannover / TRT Haber
21:00 Espanyol Barcelona-FC Barcelona / NTV Spor
22:00 Bordeaux-Lyon / Kanal A
23:00 Villareal-Atletico Madrid /

18 Nisan Pazar
14:30 Karşıyaka-Ç.Rizespor / D Spor
15:30 Wigan-Arsenal / Spormax
16:00 Sampdoria-Milan / NTV Spor
16:30 Dortmund-Hoffenheim
18:00 Portsmouth-Aston Villa
18:00 Lille-Monaco / Kanal A
19:00 Fenerbahçe-Beşiktaş / Lig TV
21:45 Lazio-Roma / NTV Spor
22:00 Real Madrid-Valencia / NTV
22:00 Saint Etienne-PSG / Kanal A
22:15 Porto-Guimaraes / RTP & SIC Internacional

19 Nisan Pazartesi
20:00 Trabzonspor-Kasımpaşa / Lig TV
20:00 Bucaspor-Mersin İ.Y / D Spor
21:45 Plymouth-Newcastle /
22:00 Liverpool-West Ham / Spormax

*

14 Nisan 2010

Efsanelik Kavramı


"Messi benim gibi 1000 golü geçmediği sürece asla bir efsane olamaz."

Pele

(Messi efsane oldu diyenlere ithafen)


Bu açıklamanın üzerine kendisine sormak isterdim Romario efsane midir? Efsanelik kavramı nedir?

13 Nisan 2010

Martin Palermo Tarihe Geçti



Arjantinli forvet Martin Palermo, Boca Juniors formasıyla Arsenal Sarandi'ye attığı iki gol ile Boca tarihinin en golcü futbolcusu ünvanını elde etti. 36 yaşındaki forvet attığı 220 gol ile Cherro Roberto'nun 1938'de ulaştığı 218 gollük rekoru kırmış oldu. Roberto Cherro bu rekora 1926-1938 yılları arasında toplam 12 sezonda ulaşmıştı. Martin Palermo ise 1997-2000 ve 2004-2010 yılları arasında olmak üzere toplam 9 sezonda bu rekoru kırdı. Arjantin-Peru maçında 90+3 te attığı gol ile Dünya Kupası'na gitme ümitleri tükenmek üzere olan Arjantin'i hayata döndüren isim olarak 10 yıl aradan sonra milli takıma muhteşem bir dönüş yapan Martin Palermo, 2010 Dünya Kupası kadrosusunda yer alarak yaşının gereği son uluslararası turnuvada yer alacak büyük ihtimalle. Ayrıca Martin Palermo Martin Palermo Boca Juniors formasıyla 6 Arjantin şampiyonluğu, 2 Libertadores Kupası, 1 Dünya Kulüpler şampiyonluğu ve Recopa Sudamericana şampiyonluğu yaşadı.

Lüleburgazspor




Uzun zamandır doğru dürüst uğrayamadığım memleketime buradan selam ederim.

Lüleburgazspor'un geçmişinden kısaca bahsedecek olursak; 1967 senesinde kurulan takım zamanının çoğunu 2. ve 3. lig'de geçirmiştir. Akıllarda yer etmesini sağlayacak olay ise 79-80 sezonunda gerçekleşmiştir. Yanlış hatırlamıyorsam ligde oldukça kötü durumda olmasın rağmen kupada önce Beşiktaş'ı sonra Fenerbahçe'yi çift maçlı sistemde yenilmeden eleyerek yarı finale yükselmiş fakat Altay'a mağlup olarak kupaya veda etmiştir. Sonrasında tüm Trakya takımları gibi o da ağır bir çöküş dönemine girdi. Son olarak 6 yıllık bir amatör küme macerasından sonra 2007'de 3. lige geri döndüler. İyi de bir dönüş yaptılar. İkinci yıllarında yükselme grubunda mücadele ettiler. Bu sezon ise klasmana liderle kafa kafaya girmelerine rağmen ikinci devrede berbat bir performansla düşme tehlikesini hissetmeye başladılar.

Aslında bahsetmek istediğim konu ise biraz farklı. Saha içi performansından çok saha dışıyla ilgili. Takımın ucuza bul-pahalıya satabildiğin kadar erken sat modeliyle ilgili. Geçen sezon bir Erçağ Evirgen vardı misal. Sadece bir sezon kaldı takımda ve gol kralı olarak Karşıyaka'ya katıldı. Şuanda Süper Lig mücadelesi veriyor. Son maçlarda pek oynamasa da (sebebini bilmiyorum, sakatlığı da olabilir) ilk devrede oldukça etkili bir performansı vardı. Yine bir anda takımdan kaybolan bir Tolga Küstü vardı, takım 3. lige çıkarken büyük katkıları olan. Ulaş Yalçın ve diğerleri...

Sonra bu sezon bir sürü adam geldi. Takım fena da bir performans göstermedi. Klasmandan çıkabilecek kadar umut veriyordu en azından ama yine devre arasında olanlar oldu. Takımın yıldızlarından Talha Mayhoş Adanaspor'a, Alişan Ural Bucaspor'a verildi. Farkındaysanız yine Süper lig mücadelesi veren takımlar. Aslında gerçekten potansiyeli yüksek oyuncular bulabiliyorlar fakat belli bir planlama, oluşum çabası yok. Bunlar dışında da gelip gidenler oldu yine. Yani takımın oturmasına bir türlü fırsat verilmedi.

Tabi ki ben uzaktan takip edebildiğim kadarıyla yazıyorum bunları. Klübün içinde olanları, bu işlerin detaylarını bilmiyorum. Ama dışarıdan baktığın zaman durum böyle maalesef ve bu da futbola ihanet etmek demektir. Bu sistemle kalıcı bir başarı beklenemez. Bunun işlemesi için anca çok uzun süredir oturmuş bir kadrodan satarsın iki adam, yerine alırsın, üstünü cebine atarsın. Bunu da her sezon yapamazsın. Yine Uğur Kıllı şu anda gol kralı grupta. Sanırım o da yolcu sene sonunda. (Biraz da taraftarla yaşadığı sorunlardan dolayı olacak sanırım bu.)

Eminim ki seneye yine birkaç tane Bank Asya düzeyinde oyuncu bulacaklar ve onların da ömrü çok uzun olmayacak. Lüleburgazspor insanların hava değişimine çıktığı asansör bir takım olmamalı. En azından kendi imkanlarıyla birşeyler yapmaya çalışan taraftar bundan daha iyisini hakediyor. Görüldüğü gibi istenirse eğer, aslında bu potansiyele sahip. Umarım önümüzdeki sezondan itibaren Burgaz'ı daha iyi yerlerde görürürüz.

Karabük Süper Lig'de


1. Lig'in bitmesine 4 hafta kala Süper Lig'e çıkmayı garantileyen ilk takım belli oldu. Deplasmanda Çaykur Rizespor'u 3-0 mağlup eden Kardemir Karabükspor son 21 maçta yakaladığı 16 galibiyet 5 beraberlik serisi ile Süper Lig'e çıkmayı hakettiğini ispatladı. Hoşgeldin Karabük, lige renk katman tek temennimiz...

12 Nisan 2010

Dikkat Çekenler #1



# Galatasaray tribünün yaptığı protestonun yanlış olduğunu bir tek benim düşünmediğimi bilmek bile güzel : Acı Kaybımız: Tribün ( Artemio Franchi)

# Efsane isimler birarada : 96 Model Manchester ( Di Massimo Talento)

# Dünya Kupası'na 61 gün kala : Dünya Kupası Geri Sayım: 61 ( Flying Dutchman)

# Ne Brezilyalılar geldi geçti ligimizden : Köyüne Geri Dönen Brezilyalılar ( PC Lion)

# Bu Nouma cidden alem adam : Nouma Demirspor'u Kardeş Takım İlan Etti ( Anadoludan Futbol)

# Herkes karikatür çizemez : Futbola devam Gerrard (Keyif Arası)

# Harika fotoğraflar : Keyif Veren Enstantaneler (Banlieue)

Altın Klavye Blog Ödülleri


Blogumuzunda katılmış olduğu Altın Klavye Blog Ödülleri Yarışması'nda oylama süreci başladı. Blogumuza oy vermek için http://spor.altinklavye.com adresini ziyaret etmeniz yeterlidir.

Oylarınızı bekliyoruz.

TADK Ekibi

Hocam Sen Ne İçtin?



''Bana göre Türkiye'nin Barcelona'sı sanırım Kasımpaşa'dır''
Yılmaz Vural

Hani buralARDAydınız?





İki günlükmüş meğer, sahteymişsiniz demek ama olsun orada kendini kaybeden birkaç bine inat milyonlarcası hala burada. Sen üzülme kaptan. Renklere aşık olmak demek, o renkler için yıllarca -kötü oynasa bile- terinin son damlasına kadar mücadele edenlere hakaret etmek, arkasından bıçaklamak değildir. Yapılan yanlışların, mevcut sorunların çözümü bu değildir. Bizim taraftarımız asla bu değildir. Aşık olduğumuz o renkler 105 yıldır o forma için ter akıtanlarla bu güne geldi. Yanlışıyla, doğrusuyla, sevabıyla, günahıyla ama her zaman biliyorlardı ki arkalarında bir dünya dolusu seven, destekleyen, güç veren taraftar vardı. Nasıl ki renkleri, formayı, armayı, futbolcuları ayrı ayrı düşünemezsek taraftarı da asla bu bütünden koparamayız. Bu tarihi kol kola, omuz omuza hep beraber yazdık. Son haftalarda yaşananlar hiç birşeye çare olmadığı gibi eminim bu kulübün tüm parçalarını fazlasıyla üzdü. İstediğinde 50 bin gibi rakibin üstüne çöken yine aynı bu taraftar. Örnekleri yakın geçmişimizde mevcut. Taraftarın takımı terkettiği, takımın golden sonra tribüne koşma isteğinin kaybolduğu gün, o kulübün bittiği gündür. Umarım yanlışların farkına varılır ve küçük de olsa şansımızın devam ettiği bu günlerde, herkesin olmasa bile belki içinde benim de bulunduğum bir kesimin gelecekten oldukça umutlu olduğu bu günlerde herkes kendi rolünün önemini çok iyi kavramış bir şekilde eski birlik ve beraberliğe en kısa zamanda adım atar. Unutmayalım, Galatasaray bizimdir. Biz onsuz yaşayamayız, o da bizsiz...

11 Nisan 2010

Real Madrid : 0 Barcelona : 2 | El Clasico



Maçın başlamasıyla birlikte içimi kaplayan duygu ne yazık ki doğru çıktı. Çok beklentiye girdiğimiz derbi beklediğimizden daha düşük tempoda geçti. İspanya'da özellikle de Barcelona maçlarında alışık olmadığımız şekilde oyunun sık sık durması ve topun oyun alanı dışına çıkması da büyük etki etti bu duruma. Maçın başlarında Real Madrid her ne kadar topa daha fazla sahip olan ekip olarak ilk golü bulmaya daha yakın gözükse de bu maçta da ortaya çıkan Messi faktörü ibreyi tam ters tarafa döndürdü. Bir ara Real Madrid lehine % 70'lere çıkan topa sahip olma oranı Barcelona'nın golü bulmasınında etkisiyle ilk yarının sonunda Real Madrid %40 Barcelona %60 şeklinde bir hal aldı. Real Madrid yediği ilk golden sonra 1-2 önemli pozisyona girse de ne yazık ki istediği gibi değerlendiremedi bu pozisyonları.




Gözüme çarpan diğer bir durum ise maçın hakeminin bu maç için biraz hafif kalıyor gibi gözükmesiydi. Maçın başlarında çıkaramadığı birkaç kart maçın yüksek tansiyonuyla beraber sıkıntı yarattı. Zaten bu durum 90 dakika boyunca da devam etti. Çizgi şeklinde oynamakta ısrarcı olan Madrid defansı Barcelona'nın hızlı ve yetenekli adamları karşısında maalesef çaresiz kaldı. Ayrıca ilk golde Xavi'nin attığı pas ders olarak okutulmalı bir yerlerde, futbolcu olmak isteyen adama öğretilmeli o pasın sırrı. Real Madrid'in umudu Cristiano Ronaldo'nun yüksek top kaybıyla oynamasının üzerine, Barcelona'nın silahları Xavi ve Messi'nin muhteşem oyunları Katalan ekibinin Barnebau'dan mutlu bir şekilde ayrılmasının temel sebeplerini oluşturdu. Barcelona şampiyonluk yolunda ki en büyük rakibini kendi evinde mağlup ederek son 7 haftaya 3 puan önde girerek avantaj elde etmiş oldu böylece. Ayrıca maç sonu yaşanan sevinç görülmeye değerdi. Hafta içi Şampiyonlar Ligi'nde maç yapıp yarı finale çıkacaksın, hafta sonu deplasmanda en büyük rakibini yenip ligde avantaj elde edeceksin. Sevinecekler tabi sonuna kadar hakediyorlar.




Not : Maçı NTV'den izleyenler için gelsin Rıdvan Dilmen için tek kelime etmedim, etmeyeceğim.