05 Mayıs 2010

TK Final | Trabzonspor :3 Fenerbahçe :1




48 yıllık kupa tarihinde ilk defa finalde karşı karşıya gelen 2 ekip. Bir tarafta 27 senelik hasrete son vermek isteyen Fenerbahçe, diğer tarafta 5 Mayıs'ın intikamını almak isteyen, kupadan başka hedefi kalmayan Trabzonspor. Maç saatinin iş saatine denk gelmesi sebebiyle canlı izleme fırsatı bulamadım maçı fakat maç saatindeki hava sıcaklığına rağmen zevkli bir maç oldu. Urfa'nın şu aylardaki sıcağını tatmış biri olarak söyleyebilirim ki o havada top oynamak cidden kolay bir iş değil. Federasyon nelerin uğruna böyle bir riske girdi bilemiyorum fakat herşeyden önce herhangi bir sağlık sorunu çıkmadan maçın tamamlanması sevindiriciydi. Oluşacak aksi bir durumda hesap verilmesi gerçekten zor olabilirdi. Her ne kadar ufak tefek eksiklikleri bulunsa da Urfa şehri çok güzel bir stada kavuşmuş. GAP Arena şehir merkezinde bulunan 11 Nisan Stadyumu'na göre gayet büyük ve modern bir stad olmuş.

Trabzonspor 90 dakika oynadığı futbolla kupayı hakeden taraf oldu. Alex'in muhteşem golüyle 1-0 geriye düşmelerine rağmen oyun disiplininden kopmadan mücadelelerine devam ettiler ve 2 farklı galibiyeti elde ettiler. Böylece 8. kez Türkiye Kupası'nı müzelerine götürerek Fenerbahçe'nin 27 yıllık kupa hasretine son vermesine engel oldular. Yazıyı bitirmeden önce, hazır aklıma gelmişken paylaşayım. Bilica defans oyuncusu sıfatıyla takımında forma giyen bir oyuncu. Biri bana Trabzonspor'un ilk golünde Bilica'nın yaptığını açıklasın. Bir defans oyuncusu nasıl böyle bir hamle yapar bunun taktiği, tekniği nedir benim aklım almıyor. Umut Bulut daha yakın olsa Bilica'ya kesinlikle yeni bir Bilica faciası ile karşı karşıya kalacaktık. Hazır Bilica demişken tribünlerden nükteli bir pankartı paylaşarak yazıyı noktalarım.


Hiç yorum yok: